Toplum Baskısı - F.A - Blog

4 Kasım 2018 Pazar

Toplum Baskısı

Toplum Baskısı
Toplum Baskısı

Kişiye göre algılanan en ufak bir problem karşısında kişi zihninde bulunan zihniyet yapısına dayalı olarak bazı düşünceler oluşuyor. Bu düşünce eğer hakikati yansıtıyorsa insan karşılığını alıyor. Ama çevredeki yanlış zihniyetli insanların davranış, söz veya herhangi bir eylemi sonucunda sizde baskı hali oluşuyor. Bu baskıdan dolayı insan önce utanç içerisine giriyor. Daha sonra acaba yanlış mı yaptım düşüncesi beyine yerleşiyor. Hemen ardından tedirginlik başlangıç gösteriyor ve son olarak evet ben yanlış yaptım deyip yaptığı amelin karşılığı neyi gerektiriyorsa onu alıyor. Örnek olarak kötü bir şey yaptıysa ve bu din tarafından Kim zerre şer işlerse görür, kimde zerre hayır işlerse görür hükmü altına girdiği için cezasını çeker. Eğer iyi bir davranış sergilediyse mükafatını alır. Tamda burada devreye yanlış düşüncelerden doğan zihniyet giriyor ve bu yanlış düşüncelere sahip zihniyetli insanlar her şeyi kendi bilirmiş tavırlarına giriyor, öte yandan bazı gereksinim ve donanımlara sahip olduğunu düşündüğü için yanlış yapanı yargılıyor ve küçümsüyor. Böyle olunca da mahcup duruma düşen kişi baskı altında kalabiliyor. Maruz kaldığı baskıda eğer haksız ise yargılanmayı gerektiren bir davranış sergilediği kesindir. Tabi bu karşı tarafın her türlü konuda haklı olacağı anlamına da gelmiyor. Ama eğer haklı ise ve bu halde yine haksız bir baskı altında kalıyorsa. İlk olarak bilinmesi gerekiyor ki her ne kadar haklıda olsa insan olduğu için yanlış düşüncelere sahip olabilir ve hata yapabilir. Hata yapıp yanlış düşüncelere sahip olduğu için böyle bir baskıya maruz kalıp kendine zarar dokundurmuş oluyor. Ama haklı olduğu halde acaba yanlış mı yaptım düşüncesine giren insanlar kendilerine haksızlık yapıyorlar bu haksızlıktan ötürü Yaratıcı tarafından kendi ellerinizle kendinize zulmetmeyin hükmü devreye giriyor ve bu seferde haklı olduğu halde sırf karşı tarafın baskısından kaynaklı olarak yanlış bir zanna kapıldığı için kendilerine zarar verebilir hale geliyor. Birde kendisinde gurur ve kibir gibi duygular varsa bu duygulardan ötürü kendi kendini yiyor içi parçalanıyor. Ama bu bazı insanlar tarafından fark edilmiyor bile. Fark edildiği rastlanan insanlar ise gerçekleri bilenlerdir. Gerçeği bilmeyen bilmediği konudan bir haber olduğu için herhangi bir hüküm var olsa da devreye girmiyor. Tabi bu kişiye özgü bir haldir, gerçeği bilmediği için Allah’ın hükümleri pasif hale gelmez gene devrededir ama Allah’taki adalet kavramı herkeste geçerli olduğu için sırf bilmiyor diye karşılığını vermeyi geciktiriyor. Bir zaman geliyor yanlış düşünceye sahip olan insan gerçeklerin farkına varıyor ve tamda bu anda Allah’ın “Kim zerre şer işlerse görür” hükmü işin içine dahil oluyor ve yaptığının karşılığını buluyor. Bu gibi durumlarda ikilem ve bocalama gibi durumların içerisine girmek istemeyenler karşıdaki haksız kişinin baskısına, yanlış düşüncesine, eleştirisine, yargılamasına hatta küçük görmesine aldırış etmemesi gerekiyor. Tabi bu kural eğer kendisi haklı ve her konuda doğru düşünceye sahipse fayda sağlayacak hale gelir. Tabi birde yargılandığı konuda haklı ise geçerlidir. Bahsedildiği gibi haksız ise yaptığının karşılığını ya o an bulur işin ciddiyetinin farkındaysa, farkında değilse farkına vardığı zaman bulur. Çoğu insan tarafından gözlemlenmiştir ki hiçbir şeyi umursamayan insanlar daha kendinden emin ve daha mantıklı düşünüyor. Bunun temel sebebi umursamaz insanlar haklıda olsa haksız da olsa karşı tarafında davranışlarını umursamazlar. Haliyle üzerlerinde bir baskıda oluşmaz, baskı oluşmadığı için yanlış düşüncelere de kapılmazlar. Ama buda haksız olduğu halde umursamazlık sergilemesine sebep olur. Böyle olunca da yaptığının karşılığını diğer insanlara göre biraz daha ağır bulur. Umursamazlık iyidir fakat sadece kendinize yapılan iftira ve haksız baskılara karşı iyidir. Tabi dozajını kaçırırsanız bir süre sonra kendinizi de umursamayacağınızdan kendinize zarar verirsiniz. Bu ve benzeri durumlarda insan haklı olduğum halde haksız konumuna düşüyorum bu nasıl adalet diyor. Ve Allah’a isyan bile edebiliyor. Oysaki haklı olduğu halde haksız duruma düşmelerinin temel sebebi kendileridir, çünkü haklı olduğu halde karşı tarafın haksız davranışını umursuyor ve kafasına takıyor buda onda baskı oluşturuyor ve eğer güçsüz ise baskıya dayanamayıp haksız konumuna düşüyor. Tabi güçlü insanlarda bazı durumlarda insani hata ve kusurlarından ötürü karşı tarafın baskısının farkına bile varmadan onay verip hep ben mi haklı olacağım düşüncesine kapılarak haksız duruma düşebilirler. Oysa her konuda haksız olsa da o konuda haklı olma ihtimali vardır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder